Acaba Namus Neremizde ?

tarafından yazılmıştır.
110
Acaba Namus Neremizde ?
Namus Bekcileri

Namus Bekcileri

Acaba Namus Neremizde ?

Sevgili okurum, Bugün çok güzel bir yazı okudum ve bunu sizlerle paylaşmak istedim.
Serkut adlı blog yazarının sitesinde “Namus neremizde.” adlı bu yazısını lütfen sonuna kadar okumanızı tavsiye ediyorum. Bu konu kategorilerimde uygun olarak sinir küpü bölümüne açıyorum. Gerçektende benim düşüncelerim ile aynı.

Geçenlerde, bir kafede çayımı yudumlarken, kafenin duvarında şöyle bir yazı görmüştüm: “Namus, insanın iki bacağının arasında değil, beynindedir..”

Bu cümleyi bir kaç kere okudum.

Namus insanın iki bacağının arasında mı, yoksa beyninde mi diye uzun uzun düşündüm. Bana göre namus, insanın hem iki bacak arasında, hem de beynindedir. Yukardaki cümleyi söyleyen şâkilerin ne demek istediğini de şöyle kısaca açıklayayım:

Modernleşme veya çağdaşlaşma adı altında söylenen bu gibi sözlerin sahibi, bana göre sapık insanların söylemidir. “Namus, insanın iki bacağı arasında değil, beynindedir” diyerek, kızlarımızın yarı çıplak gezmelerinin, mini eteklerle dolaşmanın normal olduğunu kabullendirerek; hatta, bazı sözde bayanlarında bu söylemi mantıklı bularak, orasını burasını açarak rahat rahat zina ve aldatma eylemini gerçekleştirmelerine imkan sunuyor.

 

Elbetteki insanlar istedikleri şeyleri giyecekler. Kendine mini eteği yakıştırıyorsa, mini etek de giysin. Ona kimsenin bir diyeceği yok. Ama henüz beyni gelişmemiş olan sapık erkekler, “kendime bunu yakıştırdım ve giydim” diyen bir kıza kötü gözle bakmaya devam edecektir.

Bana göre erkekler, başka bir bayana kötü gözle bakmamayı öğrenmelidir. Kız mini etek giymişse de, türban takmışsa da erkek, hiç bir bayana kötü gözle bakmamalıdır.

Sırf erkeklerin ilgisini çekmek için bu gibi kıyafetleri güyen kızlarımızın, taşlanarak öldürülmesinden yanayım. Kızlarımıza kötü örnek teşkil ettiğinin farkında olduğu halde, “belki bir kaç erkeği tavlarım” diye düşünerek, bu hareketlerine devam eden bu gibi kızların ve kadınların taşlanarak, yakılarak, hatta asılarak öldürülmesi gerekir.

İçinde hiç bir art niyet olmayan genç kızların kendisine yakıştırdığı için giydiği bu tip kıyafetlere kimse bir şey diyemez. Kendine onu yakıştırmıştır ve giymiştir.

Son günlerde liselerin etrafında bulunan ara sokaklarda, liseli kızların okula gelmeden önce, bu ara sokaklarda eteklerini kısalttığını(bizzat bir çok kez şahit oldum), okul bitttikten sonra da, yine bu ara sokaklara gelip eteklerini uzattıktan sonra eve gittiklerini biliyoruz. Bunun böyle olmasının tek sebebi, hiç şüphesiz özenti dediğim bu kavram. Bazı televizyon dizilerinden veya yukarda bahsettiğim taşlanması gereken insanlara özenerek, popüler olma sevdası ile ailesinin şerefini hiçe sayan bu kızlarımızın aileleri, hiç bir şeyden habersiz hayatlarını devam ettiriyorlar.

Namus insanın beynindedir. Ayrıca namus, insanın iki bacağı arasındadır. Namusun bozulması sadece ilişkiye girmekle olmaz. Namus, başkasına kötü gözle bakmakla bozulur. Namus, başkaları gibi olmak için orasını burasını açmakla bozulur. Namus mini etekle de bozulur. Namus, ailesinin şerefini ayaklar altına almakla bozulur.

Ailelerin çocuklarına, özellikle de lise okuyan genç kızlarına sahip çıkmaları gerekmektedir.

Çağdaşlık nasıl olur?  Çağdaşlık bilimle, öğrenmeyle, teknoloji ile olur.

Çağdaşlık, orasını burasını açarak namussuzluk ve şerefsizlik yapmak değildir.

Namussuzluk ve şerefsizlik yaparak çağdaş olunmaz.
Çağdaşlığı farklı şeylerle bağdaştırmayın.

Kaynak :