Bataryalar Neden Patlar?

Bataryalar Neden Patlar?

Özellikle cep telefonu kullanımının artmasıyla, her teknolojik gelişmede olduğu gibi yan etkisi oluyor. Bilindiği üzere telefon ve bilgisayar daha doğrusu “yazılım ve elektroniğin” önlenemeyen yükselişine uzun yıllar “oyun sektörü” ön ayak olmuştu. Bu gelişimin önündeki en büyük engelse “taşınabilir bataryaların ömrünün sınırlı olması” sorunuydu.

Taşınabilir teknolojik cihazların bağımlı olduğu elektrik deposu olan “bataryalar” her ne kadar kullanım süreleri giderek uzuyor gibi görünsede aslında gerçekte durum böyle değil. İşin gerçeği taşınabilir pillerin ömrünün artmasından ziyade, o pilin sakladığı enerjiyi tüketen taşınabilir ve şarj edilebilir piller değil. Asıl tüketimi yapan işin donanım ve daha ziyade yazılım kısmı.

Yazılımlar bağlı bulundukları sistemleri daha az tüketecek yönde geliştiriliyor. Bununla birlikte donanımsal olarakta direnci daha da azaltarak elektrik sarfiyatını azaltıyorlar. Batarya tarafında tek olumlu gelişmeyse daha dar alanda daha fazla elektriği sızdırmadan tam olarak saklayabilen malzemelerin geliştirilmiş ve kullanıyor olması.

Bu bir nevi enerjiyi depolamak için sıkıştırma atılımının ortaya çıkardığı önemli bir problem “bataryanın aşırı ısınması” ve buna bağlı olarak “bataryaların patlama ihtimalinin” giderek artıyor olması. CE belgesine sahip bu ürünlerin doğru kullanımı bu nedenle zorunlu oluyor.

Şimdi neden bataryaların patladığı sorununa bir adım daha yaklaştık. Tabi bataryalar abartıldığı gibi anormal güçlerle patlamıyorlar. Bu patlamalar daha çok “ısının giderek artması sonucu” bir anda tutuşmaya bağlı patlamalar niteliğindeler.

Böyle bir patlama her ne kadar düşük güçte gibi görünsede, pillerin genellikle patladığı ve dolayısıyla ısındığı alanların cep telefonları ve diz üstü bilgisayarlar olduğu göz önüne alındığında bu “yöresel patlama riskleri” bir anda tehlikeli oluveriyor.

Böyle bir durumdan korunmanın önemli bir yolu cep telefonlarını bluetoth kulaklıklar ile başımızdan ve vücudumuzdan olabildiğince uzakta kullanmak. Özellikle konuşurken telefonlar daha fazla işlemci gücü harcadıklarından ve bataryalardan daha fazla akım çekilmesinden ötürü zaten normalin üzerinde ısınıyor.

Hele hava birde sıcaksa ve telefonumuz giderek ısınıyorsa aynı oranda “riskte artıyor” demektir. Telefonu sürekli elimizde tutmak da ayrı bir “aşırı ısınma sebebi”.

O halde telefonlarımızı taşırken elimizde değil en serin kalabileceği noktalarda taşımak ve konuşurken konuşmaları mümkün olduğunca kısa tutarak konuşmak ve hatta telefon o an fazla ısınmışsa (oyun oynamak veya hava sıcaklığından ötürü) bir süre soğuyana kadar görüşme yapmamak en iyi seçenek. Bu durum zaten aşırı ısınmış telefonlar için geçerli.

Elektronik sektöründe en önemli “problem direnç ve ısınma problemidir”. Teknoloji sürekli buna çare arar ama bu sefer başka bir sorun ortaya çıkarak devam eder.

Telefonlar şarj olurken bir miktar şişerken aynı zamanda ısınmaya başlarlar. Özellikle gece ev veya iş yerlerinin sıcak noktalarında şarja takılan bu cihazların olası bir ısınma durumunda en büyük sorunu “olası yangınlara neden olma riskidir”.

Bu nedenle telefonları mutlaka olabildiğince serin, ısı kaynaklarından uzak, doğrudan güneş görmeyen alanlarda prize takarak şarj etmek çok daha güvenli bir yöntem olacaktır.

İş yerlerinde bu durum ISO 18001 iş güvenliği yönetim sistemi kapsamında düzenlenmektedir.

Yorum yapın