Blogcha.com yayında – Hayata dair sorular için yeni bir blog

Blogcha.com yayında – Hayata dair sorular için yeni bir blog

Blogcha.com, hayata dair soruları tek adreste toplayan yeni bir blog olarak yayına girdi. Açılışta kurdele kesilmedi, davetiye de basılmadı. Ortada daha sade bir iddia var. İnsan bir gün telefonunun neden ağırlaştığını soruyor, ertesi gün koşuya nasıl başlayacağını, başka bir gün ihtiyaç kredisinin kime çıktığını. Bu sorular aynı rafta durmaz. Yine de hepsi aynı ağızdan çıkar. Blogcha tam bu cümle için açıldı. Sloganı da buna uygun: Hayata Dair Blog Sitesi.

Kapı blogcha.com. İçeride beş oda var. Sağlık, spor, teknoloji, ekonomi ve din. Her oda bir uzman köşesi gibi poz vermiyor. Başlıklar soru gibi duruyor, çünkü okur da soruyla geliyor. “Nedir”, “nasıl olur”, “ne yapılmalı”. Uzun giriş yerine sıra. Okur başlıktan konuyu anlıyor, içeride de yapılacak işi buluyor.

Blogcha neden tek konuya kilitlenmedi?

Dar blogların bir derdi var. Okur o konunun dışına çıkınca siteyi terk ediyor. Geniş blogların da bir derdi var. Her şey var deyip hiçbir şeyi bitirmiyorlar. Blogcha ikisinin ortasında durmayı deniyor. Oda sayısı az. Yazıların derdi ise o gün işe yarayacak notu vermek.

Bu tercih boşuna değil. Akşam aramalarının hatırı sayılır kısmı hâlâ soru cümlesi. Marka aranmıyor, işlem aranıyor. Telefon neden kasma yapıyor. Koşuya sıfırdan nasıl başlanır. İhtiyaç kredisi kimlere çıkar. Bayram namazı nasıl kılınır. Migren evde neyle diner. Her biri ayrı bir niyet. Hepsini aynı sitede tutmak, okura o gün için ikinci bir sekmeye geçme demek oluyor.

Açılış yazıları da bu niyete göre seçilmiş. Ansiklopedi maddesi değil, uygulanacak liste. Migren için evde ne iyi gelir, vitir namazı nedir, boks neye benzer, Garanti kart başvurusu nasıl ilerler. Liste uzuyor. Tanıtımda hepsini saymak yerine iki kapıyı aralık bırakmak daha doğru. Biri teknoloji, biri spor. İkisi de büyük kararı bir tur erteleyen yazı.

Telefon yavaşlayınca ilk iş neden mağaza oluyor?

Cihaz ağırlaşınca refleks belli. Yeni modele bakılır, taksit hesabı yapılır, eski telefon bir kenara itilir. Oysa yavaşlamanın büyük kısmı ömrün bittiği anlamına gelmiyor. Depolama dolmuş oluyor, arka planda uygulama açık kalıyor, güncelleme yarım iniyor, kılıfın altında telefon ısınıyor, pil sağlığı da sessizce düşüyor.

Blogcha’nın teknoloji tarafındaki ilk net yazı bu refleksi erteliyor. Telefon yavaşlayınca ne yapılmalı başlığı, yeni cihazı son çareye bırakıyor. Depolama yüzde 85’i geçtiyse büyük videolar buluta alınır, kullanılmayan uygulama silinir, önbellek temizlenir. Android’de bu iş uygulama bilgisi menüsünden yürür. iPhone’da fotoğrafları iCloud’a almak aynı kapıyı açar. Arkada açık kalanlar yukarı kaydırılıp kapatılır. Android’de arka plan kısıtlanır, iPhone’da Arka Planda Yenile kapanır.

Yazı burada bitmiyor. Güncellemeler Wi-Fi ve şarjdayken indirilir. Haftada bir güç tuşundan kapatıp yarım dakika beklemek, şişen belleği boşaltır. Isındıysa kılıf çıkar, cihaz serinler. Pil sağlığı yüzde 80’in altına indiysse servis konuşulur. Bunlar işe yaramazsa yedek alınıp sıfırlama gelir. Uygulamalar da ihtiyaç oldukça geri yüklenir. Sıra böyle kurulunca “telefonum bitti” cümlesi, en azından bir akşam ertelenmiş oluyor.

Paylaşılma sebebi de burada. Mucize ayar vaat etmiyor. Okur kendi ekranında aynı adımı görünce yazıyı olduğu gibi iletiyor. Tanıtımın teknoloji ayağı için tek link bu yeter. Aynı adrese ikinci kez bağlamak metni şişirir.

blogcha.com açıldı
blogcha.com açıldı

Koşuya yeni başlayan neden ikinci hafta bırakıyor?

Spor tarafı da aynı refleksle açılmış. İlk gün 5 kilometre hedefi koyanların çoğu, ikinci hafta ayakkabıyı dolaba kaldırıyor. Vücut yürümeye alışkın. Tempo, süre ve dinlenme olmadan nefes hemen kesiliyor, diz de erken şikâyet ediyor. Yeni başlayan programı az ve tekrar üzerine kurulunca bırakma ihtimali düşüyor.

Yeni başlayanlar için koşu programı nasıl olur yazısı bu yüzden ilk dört haftayı yürüyüşle örüyor. Isınma 5 dakika yürüyüş ve açmayla başlıyor. İlk hafta 1 dakika koşu, 2 dakika yürüyüş, 8 tekrar, toplam 25 dakika. İkinci hafta 2 dakika koşu ve 2 dakika yürüyüş, 7 tekrar. Üçüncü hafta 3 dakika koşu ve 2 dakika yürüyüş, 6 tekrar. Dördüncü hafta 5 dakika koşu ve 2 dakika yürüyüş, 4 tekrar. Beşinci haftada 8 dakika koşu denenebiliyor. Altıncı haftada 15 dakika yürüyüşsüz koşu ancak o zaman masaya geliyor.

Tempo da iddialı değil. Yanındakiyle konuşabilecek kadar yavaş. Haftada üç gün. Zemin park ya da pist. Ayakkabı düz tabanlı bir spor ayakkabı. Ağrı varsa ara veriliyor. Başlanmadan önce doktor onayı da metinde duruyor. “Her gün 10 kilometre” cümlesi yok. Bu da yazıyı paylaşılır kılan taraf. İnsanlar mucize program değil, ilk haftanın ekran görüntüsünü atıyor.

İki yazı yan yana durunca sitenin derdi netleşiyor. Biri cihazı kenara atmadan önce bakılacak liste. Diğeri ayakkabıyı dolaba kaldırmadan önce bakılacak tempo. İkisi de büyük kararın önüne küçük bir sıra koyuyor.

Diğer kategoriler ne işe yarıyor?

Sağlık kategorisi şikâyetle açılıyor. Migren nedir, evde ne iyi gelir gibi başlıklar teşhis koyma iddiası taşımıyor. Okurun o gün aradığı ilk bilgiyi veriyor. Din odası da benzer bir sadelikte. Vitir namazı nedir, bayram namazı nedir. Uzun tartışma yerine tarif. Ekonomi odası ise ay sonunun diliyle konuşuyor. İhtiyaç kredisi nedir, kimler alabilir. Kart başvurusu nasıl ilerler. Faiz neden konur. Bunlar heyecan yazısı değil. Yine de aranma hacmi yüksek, çünkü soru ertelenmiyor.

Beş Kategori bir arada durması, okura bugün spor, yarın ekonomi gezmesi imkanı veriyor. Dar bir bülten değil. Günlük soru arşivi gibi. Ana sayfa da buna göre kurulmuş. Son yazılar kategori etiketiyle alt alta. Okur kaybolmadan o günkü başlığa iniyor.

Blogcha.com bu yüzden bir slogan olarak değil, bir öncü olarak duruyor. Raflar beş tane. Kapı tek. Giriş blogcha.com. İçeride bugün bakılacak iki yazı da yukarıda. Gerisi, okurun o gün arattığı soruya kalmış.

[faq_item title=”Blogcha.com ne yayınlıyor?”]Sağlık, spor, teknoloji, ekonomi ve din kategorilerinde, günlük sorulara yönelik Türkçe blog yazıları.[/faq_item] [faq_item title=”Site tek konuda mı uzman?”]Hayır. Beş başlık aynı çatıda. Okur o gün hangi soruyu aratıyorsa o yazıya giriyor.[/faq_item] [faq_item title=”Yazılar nasıl bir dilde?”]Soru başlıklı, sade ve sıralı. Uzun giriş yerine yapılacak işi sayıyor.[/faq_item] [faq_item title=”Tanıtımda neden iki yazı öne çıkıyor?”]Telefon yavaşlaması ve yeni başlayan koşu programı, açılışın en net iki örneği. Biri cihazı değiştirmeden önce, diğeri ilk kilometreyi abartmadan önce bakılacak liste.[/faq_item]

Yazar Profili
Uğur AĞDAŞ Yönetici Tüm Yazılar

Bir Yorum Yazın